St Paul Katedrali

St Paul Katedrali

St Paul Katedrali Londra’da yer alan ve Avrupa’nın en büyük katedrallerinden biridir. Sadece kubbe kısmı Roma’daki St. Peter’s Basilica’dan küçüktür. Katedral, Christopher Wren tarafından 1675 – 1711 arasında inşa edilmiştir.

 

St Paul Katedrali’nin aslında uzun bir hikayesi vardır. İnşa edildiği alan üstüne beş tane kilise yapılmıştır. Yapılan ilk kilise Aziz Paul anısınadır ve MS 604 tarihine kadar gider. 962 ve 1087 yıllarında katedral çıkan yangınlarda zarar görmüştür. Fakat tekrar inşa edilmiştir. Bu dönemde Avrupa’daki en büyük katedral olmuştur. 13. ve 14. yüzyıllardaki genişletme ve yenileme çalışmaları katedrali daha da görkemli hale getirmiştir.

 

 

Katedral, kötü duruma gelmeye başlayınca 1665 yılında Christopher Wren St Paul Katedrali için bir yenileme planı tasarlamıştır. Fakat yangın felaketi St Paul Katedrali’ni yine etkiledi. 2 Eylül 1666 tarihinde başlayan ve Londra’nın büyük bir kısmını yok eden büyük yangından St Paul Katedrali de nasibini aldı. Bu yangında yaklaşık 13.200 ev ve 89 kilise yok olmuştur. St Paul Katedrali de bunlardan biridir.

Büyük yangının ardından 1699 yılında Christopher Wren ile gotik katedralin yerini alacak bir katedralin inşası için görüşülmüştür. İlk tasarımı çok sade bulunmuştur. İkinci tasarımı bir Yunan hacı şeklinde yapılmıştır ve Roma’daki Michelangelo eseri St. Peter’s Basilica’sından sonra dünyanın en büyüğü olarak dizayn edilmiştir. Fakat bu tasarım da büyük törenler için uygun olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Wren’in üçüncü tasarımı 1675 yılında daha geniş bir alan fakat daha küçük bir kubbe ile kabul edilmiştir. Projenin kabulünden sonra ikinci tasarımından parçalar da alarak inşasına başlanmıştır. St Paul Katedrali’nin günümüzde gördüğümüz hali 1675 – 1711 arasında yapılmıştır.

 

Katedral, Büyük Britanya’da ikinci büyük kilisedir. İlki Liverpool Kilisesi’dir. Özellikle kubbesi katedralin mimarisine zenginlik katmaktadır. St Paul Katedrali Londra’da en çok fotoğraflanan noktalardan biridir.

 

St Paul Katedrali’nin altında hediyelik eşya alabileceğiniz bir dükkan ve dinlenebileceğiniz bir kafe mevcuttur. Katedrali gördükten sonra yürüyerek Millenium Köprüsünü geçip Tate Modern’a ulaşabilirsiniz. Ayrıca bu köprü kısmından St Paul Katedrali de çok güzel bir açı ile gözükmektedir.